UNESCO kelimesi, İngilizce United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuştur. Dilimize, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu olarak çevrilmiştir.

UNESCO Birleşmiş Milletler'in özel bir kurumu olarak, 1946 yılında kurulmuştur ve kurumun yasası 1945 yılı Kasım ayında Londra'da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmiştir. Türkiye, bu yasayı imzalayan ilk on devlet arasında yer almıştır.

UNESCO sözleşmesi, ülkemizde 20 Mayıs 1946 tarihinde onaylanmıştır ve kuruluş yasasının 7. maddesi gereğince UNESCO Genel Direktörlüğünün ülkemizdeki tek ve yasal temsilcisi niteliğinde olan UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 25 Ağustos 1949 tarihinde faaliyete geçmiştir.

UNESCO, Birleşmiş Milletlerin dünyada değişimin gerçekleşmesi için kabul ettiği 17 sürdürülebilir kalkınma hedefini tümünde çalışmalar göstermektedir.

Örgütün orta-vade strateji belgesi 2014-2021’de görüleceği üzere misyonu; Eğitim, Bilim, Kültür ve Bilgi Teknolojileri Aracılığı ile Sürdürülebilir Kalkınma, Yoksullukla Mücadele, Kültürler Arası Diyalog ve Barışın İnşası Hususlarında Dünyaya Katkı Sunmak’tır.

 

UNESCO MİSYONU

UNESCO’nun bu misyon çerçevesinde belirlenmiş hedeflerinde ise birçok kez, sürdürülebilir kalkınmada çevre ve kültürel koruma, cinsiyet ayrımının engellenmesi, farklı kültürlerin temsilcisi gençler arasında etkileşim ve iletişimin artırılması konuları işlenmektedir. 

UNESCO yine Birlikte Yaşamayı Öğrenmek teması kapsamında Kadın ve Spor eylem planı geliştirmiştir. Bu program aracılığı ile UNESCO sporun, cinsiyet ayrımcılığının engellenmesi hususunda etkin olarak kullanılmasını desteklemektedir.

Öte yandan UNESCO’nun orta-vade strateji belgesinde (medium-term strategy 2014-2021) görüldüğü üzere UNESCO’nun tüm stratejik hedefleri iki temel evrensel önceliğe sahiptir.

 

UNESCO Kadın ve Spor

Bunlardan biri Afrika diğeri ise UNESCO’nun tüm çalışma alanlarında ön plana çıkan, kadınları hayatın her alanında etkin kılmayı hedefleyen Cinsiyet Eşitliğidir.

 

UNESCO Kalkınma ve Barış İçin Spor

UNESCO spor aktivitelerini, gençleri ve farklı kültürden bireyleri bir araya getirerek Kalkınma ve Barış’ın sağlanmasını sağladığı için uzun yıllardır desteklemektedir.

UNESCO’nun ana çalışma alanlarından biri olan Birlikte Yaşamayı Öğrenmek teması kapsamında Fiziksel Eğitim ve Spor Uluslararası Anlaşması ilk kez 1978 yılında imzalanmıştır. UNESCO o tarihten bu yana bir çok spor etkinliğini bu bağlamda desteklemektedir.

2015 yılında Spor Anlaşması olarak UNESCO tarafından yeniden adlandırılan ve geliştirilen uluslararası anlaşma, spor aktivitelerini; gençleri ve farklı kültürlerden bireyleri bir araya getirerek barışın sağlaması yanında, kültürlerin ve doğanın korunmasının sağlandığı sürdürülebilir bir kalkınmanın bir aracı olarak görmektedir. 

 

UNESCO Habitat-3 Barcelona Deklarasyonu

4-5 Nisan 2016 tarihinde İspanya’da imzalanan Habitat-3 Barcelona Deklarasyonu, bisiklet kullanımının ve yürümenin yaygınlaşmasını destekleme kararı almıştır.

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan tüm yerel yönetimler, doğal-kültürel alanların korunması ve sağlıklı nesiller için bisiklet kullanımına ve yürüyüşe davet edilmektedir.

Habitat-3 Barcelona Deklarasyonu’nu, Kalkınma İçin Kültür çalışmalarının bir parçası olarak UNESCO desteklemektedir ve bu deklarasyonu Birleşmiş Milletler tüm yayın organlarında yayınlamıştır.

 

UNESCO ve Bisiklet Sporu

Bisiklet, spor dalları ve fiziksel aktiviteler içinde cinsiyet ve yaş ayrımına geçit vermeyen, katılımcı yöntemle gerçekleştirilebilen dallardan birisidir.

UNESCO, çevre dostu olması sebebiyle ayrı bir önemi olan bisiklet kullanımını ve bisiklet organizasyonları sayesinde miras koruma, yaygın eğitim, barış ortamı yaratma gibi temel amaçlarının yaygınlaştırılmasına yönelik etkinlikleri yıllar önce desteklemeye başlamıştır.

1997 yılında gerçekleşen ve Fas’dan başlayarak Tunus, Mısır, Gazze Şeridi, İsrail, Lübnan, Suriye, Türkiye, Yunanistan, Arnavutluk, Yugoslavya(Karadağ), Bosna, Hırvatistan, Slovenya, İtalya, Monako, Fransa, İspanya’yı ziyaret ettikten sonra Cebelitarık’ta son bulan Akdeniz Bisiklet Turu’nda, 4 kişiden oluşan bir takım, 16.000 km’den fazla yol yapmıştır ve tüm yolculuk internet ortamından paylaşılmıştır.